40 yaş altındaki kadınlara 'nabızsızlık' hastalığı uyarısı
Romatoloji Uzm. Prof. Dr. Mehmet Sayarlıoğlu, “Özellikle 40 yaş ve altı kadınlar sebebini izah edemedikleri halsizlik, yorgunluk, kilo kaybı, ateş gibi devam eden yakınmaları; kol ve bacaklarında hareketle ortaya çıkan ağrı yakınmaları varsa, mutlaka hekime başvurmalı” dedi.
Kollarda nabız alınamayabilir
Prof. Dr. Mehmet Sayarlıoğlu, Takayasu arteritinin belirtilerinden bahseden Dr. Sayarlıoğlu, “Hastalığın başlangıç döneminde halsizlik, isteksizlik, yorgunluk, kilo kaybı, hafif ateş gibi bulgular yaygındır. İlerleyen dönemlerinde kalpten çıkan ana atardamar olan aorta ve ana dallarının duvarında iltihaplanmalar sonucu damarlarda daralma, tıkanma, delinme gelişebilir. Buna bağlı olarak örneğin kola veya bacağa giden büyük atardamarlarda iltihaplanma gelişmişse o kolda nabız zayıf alınır veya hiç alınamayabilir. O bölgeye giden kan akımı azalacağından beslenme azlığına bağlı soğukluk, güçsüzlük, hareketle gelen ağrı olabilir. Tansiyon ölçümleri sırasında bir veya her iki kolda tansiyon hiç alınamayabilir veya diğer kola göre düşük olarak alınabilir. Hasta bazen bir veya her iki kolunda nabzının alınmadığını ya da zayıf alındığını kendisi de fark edebilir. Bazen beyine giden damarlar etkilenir. Yine kanlanmadaki azlığa bağlı olarak hastada baş ağrısı, baş dönmesi, nöbetler, bayılma ve ilerleyen dönemlerde görme değişiklikleri şeklinde belirti verebilir. Boyundaki atardamarlar etkilenirse hastalığın aktif dönemlerinde etkilenen bölgede belirgin hassasiyet (ağrı) saptanabilir” şeklinde konuştu.
Kalbin beslenmesi bozulabilir
Hastalık sonucunda böbreklere giden atardamarların da etkilenebileceğini hatta bu durumun hastada erken dönemde tansiyon yüksekliği şeklinde ortaya çıkabileceğini vurgulayan Sayarlıoğlu, “İlerleyen dönemde ise böbrekler zarar görebilir. Kalpten akciğere kirli kanı gönderen büyük atardamar etkilenebilir. Göğüs ağrısı, nefes darlığı, kan tükürme şeklinde kendini gösterebilir. Genellikle damarlardaki daralma ve tıkanmaların zararlı etkisi yeni gelişen damarlanmalar ile önlenir, fakat bazen ileri derecede etkilenmelerde kol ve bacaklarda beslenme azlığına bağlı yaralar gelişebilir. Hastaların hemen hemen yarısında eklem-kas ağrıları olabilir. Genellikle geçicidir. Tipik eklem iltihabı nadirdir. Nadiren bacaklarda ağrılı-kızarık şişlikler, iltihaplı yaralar gelişebilir. Bağırsaklara giden damarlar etkilendiğinde ishal, mide-bağırsak sisteminden kanama şeklinde belirti verebilir. Kalp damarlarını etkileyerek kalbin beslenmesini bozabilir. Erken dönemde göğüs ağrısı şeklinde bulgu verebilir. Nadiren kalp krizine neden olabilir” ifadelerini kullandı.
40 yaş altındaki kadınlar dikkat!
Doktora ne zaman başvurulacağı konusunda da açıklamada bulunan Prof. Dr. Sayarlıoğlu, “Özellikle 40 yaş ve altı kadınlar belirtiler konusunda daha dikkatli olmalıdır. Sebebini izah edemediği halsizlik, yorgunluk, kilo kaybı, ateş gibi devam eden yakınmaları varsa, kol ve bacaklarında hareketle ortaya çıkan ağrı yakınması varsa, tansiyon-nabız ölçümleri sırasında bir veya her iki kolunda tansiyon veya nabız alınamıyor veya hafif hissediliyorsa, her iki kol arasında tansiyon basıncında 10mmHg’dan fazla basınç farkı varsa, boynunda atardamarların geçtiği bölgede ağrı hissediyorsa, yeni ortaya çıkan tansiyon yüksekliği varsa dikkatli olunmalıdır. Yukarıda anlatılan ve diğer nadir belirtilerle de hastalığın ortaya çıkabileceği unutulmamalıdır” bilgisini verdi.
Erken tanı konulması önemli
Hastalığın tedavisi hakkında konuşan Prof. Dr. Sayarlıoğlu şunları söyledi:
“Hastalığın bugün için kısa sürede ‘tam şifa’ anlamında bir tedavisi yoktur. Fakat tedavi ile hastalık kontrol altında tutulabilmektedir. Özellikle erken tanı konulan hastalarda tedavinin başarısı oldukça yüz güldürücüdür. Hastalığın standart bir tedavisi yoktur. Çünkü hastalık her bireyde farklı seyreder. Hastalık şiddeti, organ tutulumunun derecesi-yaygınlığı gibi faktörler tedavi seçimini etkiler. Kullanılan ilaçlar mutlaka düzenli doktor kontrolünde kullanılmalıdır. Tedavide kullanılan yeni seçenekler de umut verici olmuştur.”
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: