Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin Suriye ile olan 910 kilometrelik sınırını sadece bir coğrafi ayrım olarak gördüklerini belirterek, “Sınırlar ülkeleri fiziken ayırabilir, ama kalplere hangi güç sınır çizebilir? Kalbimizin bir yarısı Antep’se, Hatay’sa, Şanlıurfa’ysa; diğer yarısı Afrin’dir, Halep’tir, Hama’dır, Humus’tur, Şam’dır,” dedi. Erdoğan, Şanlıurfa’nın Türkiye-Suriye ilişkilerindeki önemine işaret ederek, tarih boyunca iki bölge halkının kardeşlik içinde yaşadığına vurgu yaptı.
"TÜRKİYE, ADİL BARIŞIN YANINDA OLDU"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye krizinin başlangıcından bu yana Türkiye’nin barıştan, özgürlükten ve diyalogdan yana bir politika izlediğini belirtti. Erdoğan, "Türkiye, Suriye ihtilafının başından beri komşuluk hukukunun ve büyük devlet olmanın icaplarını harfiyen yerine getirmiştir. Suriye’nin toprak bütünlüğü ve üniter yapısının korunmasını her şartta savunduk,” ifadelerini kullandı.
"ZULÜM İLE ABAD OLUNMAZ"
Suriye'deki Esed rejiminin tutumuna sert eleştirilerde bulunan Erdoğan, "Esed, arkasında 1 milyona yakın insanın katledildiği, 12 milyon insanın göç etmek zorunda kaldığı, birçok şehri enkaza dönmüş bir Suriye bırakarak kaçmıştır. 'Zulüm ile abad olunamayacağı' hakikati, Suriye’de bir kez daha tecelli etmiştir,” dedi.
"SURİYE HALKI BİZİM KARDEŞİMİZDİR"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Suriye’ye olan yaklaşımının insani değerlere dayandığını vurgulayarak, “Suriye halkı, bizim kardeşimizdir. Tüm kesimleriyle, tüm inanç gruplarıyla can dostumuzdur. Suriye’yi süsleyen türbeler, köprüler, hanlar ve camiler kardeşliğimizin nişaneleridir,” ifadelerini kullandı.
Son olarak Türkiye’nin barışçıl çözüm çabalarına rağmen rejimin bu çağrıları dikkate almadığını belirten Erdoğan, “Suriye’deki hadiselerin 13 yıllık serencamını bilen herkes, Türkiye’nin adil bir barış için verdiği mücadelenin şahididir,” diyerek açıklamalarını tamamladı.
Yorumlar
Kalan Karakter: