Kolon kanserlerinin büyük bir kısmı, bağırsak duvarında oluşan ve zamanla kansere dönüşebilen poliplerden gelişiyor. Bu nedenle poliplerin erken dönemde tespit edilmesi ve çıkarılması, kanser oluşumunun önüne geçilmesinde kritik rol oynuyor. Kolonoskopi ise bu noktada hem tanı koyan hem de koruyucu özellik taşıyan en etkili yöntemlerden biri olarak öne çıkıyor.
Bu Belirtiler Göz Ardı Edilmemeli
Central Hospital Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Ayşegül Öziş’e göre, kolon kanseri erken evrelerde çoğu zaman belirti vermeyebiliyor. Ancak aşağıdaki şikâyetlerin görülmesi durumunda vakit kaybetmemek büyük önem taşıyor.
Dışkıda kan görülmesi Uzun süren kabızlık veya ishal
Dışkılama alışkanlıklarında belirgin değişiklik
Karın ağrısı ve şişkinlik
Nedeni açıklanamayan kilo kaybı
Sürekli halsizlik ve yorgunluk
Kansızlık (anemi)
Bağırsakların tam boşalmadığı hissi
Kolonoskopi, kalın bağırsağın özel bir kamera sistemi ile ayrıntılı olarak incelenmesini sağlıyor. İşlem sırasında tespit edilen polipler çıkarılabilir ve gerektiğinde biyopsi alınabilir. Böylece kanser henüz oluşmadan önlenebilir veya erken evrede teşhis edilerek tedavi süreci hızlandırılabilir.
Central Hospital Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Ayşegül Öziş, ortalama risk taşıyan bireylerin 45 yaşından itibaren kolon kanseri taramalarına başlamasını öneriyor. İlk kolonoskopide herhangi bir riskli bulgu saptanmazsa kontrol genellikle 10 yılda bir tekrarlanabiliyor.
Ancak aşağıdaki kişilerde tarama daha erken yaşlarda ve daha sık yapılabiliyor:
Ailesinde kolon kanseri öyküsü bulunanlar
Daha önce polip tespit edilenler
İnflamatuvar bağırsak hastalığı bulunanlar
Obezite, sigara veya aşırı alkol kullanımı gibi risk faktörlerine sahip kişiler
Kolon kanserinin erken evrede yakalanması halinde tedavi başarısının oldukça yüksek olduğuna dikkat çeken Dr. Ayşegül Öziş, kolonoskopinin yalnızca bir tarama yöntemi olmadığını, aynı zamanda kolon kanserini önlemeye yardımcı olan koruyucu bir sağlık uygulaması olduğunu belirtiyor. Kansere dönüşme potansiyeli taşıyan poliplerin erken dönemde tespit edilip çıkarılması sayesinde riskin önemli ölçüde azaltılabildiğini ifade eden Dr. Öziş, bu nedenle herhangi bir şikâyet bulunmasa bile önerilen yaşlarda düzenli tarama yaptırmanın büyük önem taşıdığını vurguluyor.

Yorumlar
Kalan Karakter: