Edebiyata Hayat Veren Şair Nabi Anılıyor
Klasik Türk edebiyatının önemli şairlerinden edebiyata "tefekkür anlayışını" getiren şair Yusuf Nabi, vefatının 307. yılında anılıyor.
Damat Mustafa Paşa, Padişah 4. Mehmet'in sürekli yakın çevresinde bulunduğundan şair Nabi'nin şiirdeki ustalığı da zamanla kulaktan kulağa yayıldı. Şair Nabi, Padişah 4. Mehmet'in şehzadeleri için Edirne'de düzenlenen sünnet şenliklerini anlattığı ilk yapıtı "Surname" adlı mesneviyi ise 1675 yılında hazırladı.
Ardından kutsal topraklara hac farizası için giden duayen şair, bu beldelerdeki izlenimlerini ise 1678 yılında "Tuhfetül Harameyn" adlı kitapta okurlarıyla paylaştı.
İlham dolu Halep yılları
Nabi, adeta hayatının değişmesine vesile olan ve kendisini kollayan Damat Mustafa Paşa'nın 1686'da vefatı üzerine Halep'e yerleşti. Yaklaşık 25 yıl Halep'te yaşayan Nabi, eserlerinin birçoğunu da bu ilham dolu kentte kaleme aldı.
Burada oğlu Ebulhayr nazarında, dönemin gençlerine öğütlerini kapsayan üçüncü eseri "Hayriyye" adlı ünlü mesneviyi yayınladı. Halep Valisi Baltacı Mehmet Paşa sadrazam olunca Nabi'yi de yanına aldı. Bu dönemlerde şair Nabi, darphane eminliği, baş eğitmenlik gibi görevlerde bulundu.
Nabi'nin diğer eserleri arasında ise Türkçe Divan, Farsça Divan, Hayrabad, Terceme-i Hadis-i Erbain, Fetihname-i Kamaniçe, Zeyl-i Siyer-i Veysi ve Münşeat yer alıyor.
"Yok" mahlaslı şair
Eserlerinde oldukça yalın bir dil kullanan usta kalemin mahlasının ise Arapça ve Farsça "yok" anlamına gelen "Nâ" ve "bî" kelimelerinden oluştuğu edebiyat çevrelerince biliniyor.
13 Nisan 1712 tarihinde vefat eden Şair Nabi, Üsküdar'da Karacaahmet Mezarlığı'na defnedildi. Zamanla tahrip olan Nabi'nin mezarı ise dönemin padişahları 2. Mahmut ve 2. Abdulhamit Han tarafından da tamir ettirildi. Şairin ismi, memleketi Şanlıurfa'da okul, park ve kültür merkezlerinde yaşatılıyor.
Şair Nabi'nin, Osmanlı'nın duraklama devrinde yaşadığı, yönetim ve toplumdaki bozukluklara şahit olduğu için daha çok didaktik şiirler yazmayı tercih ettiği tahmin ediliyor. Nabi, yaşadığı devrin sorunlarına, özellikle mesnevi tarzında yazdığı manzumeler aracılığıyla dinin, şeriatın, ahlakın ve faziletin gereği çerçevesinde çözüm bulunması konusunda yaptığı yararlı önerilerle edebiyatta farklı ve etkili bir yol çizmiştir.
17. yüzyıl klasik Türk edebiyatının önemli şairlerinden biri olan Nabi, edebiyata "tefekkür anlayışını" getiren şair olarak tanınmaktadır.
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: