El emeği yün halılar bir zamanlar bütün bölgeyi besleyen güçlü bir ticaretken bugün fabrikasyon üretimin gölgesinde neredeyse yok olmuş durumda.
Yıldız, “Eskiden Güneydoğu’nun tamamına halı gönderirdik, şimdi senede 3-5 çift satabiliyoruz,” diyerek hem mesleğin hem kültürel mirasın sessiz çöküşünü anlatıyor.
“Ben bu dükkânda büyüdüm, babamdan kaldı… 55 senedir aynı mesleği sürdürüyorum.”
Sipahi Pazarı Çarşı Esnafı Başkanı Ramazan Yıldız, Urfa’nın butik şark odası kültürünü ayakta tutan az sayıdaki ustadan biri.
Kendisini şöyle tanıtıyor:
“Ben Ramazan Yıldız. Sipahi Pazarı Çarşı esnafı başkanıyım. Bu benim baba mesleğim. Babam burada esnaftı ve ben aşağı yukarı 55 senedir babamın mesleğini devam ettiriyorum.”
“Urfa’da en çok Malatya, Adıyaman ve Alikan halıları tutulur”
Yıldız, yıllardır bölgenin en çok rağbet gören el işi halılarını alıp sattıklarını belirtiyor:
“Urfa’da şark odası halıları, Malatya ve Adıyaman yöresinin, Alikan halısı özellikle çok tutuluyor. Biz hâlâ o el işi halılarını alıp satıyoruz. Halının yanında halı yastık dediğimiz şark odası takımlarını da sergiliyoruz.”
“Eskiden satışımız %100’dü, şimdi %5’e düştü”
Yıldız, el emeğinin neden yok olduğuna dair durumu net bir dille ortaya koyuyor.
“Eskiden satışlarımızın yüzde yüzü el işiydi. Şimdi yüzde 5’e düştü. Millet fabrikasyona yöneldi. Yün pahalı, işçilik pahalı, boya pahalı… Böyle olunca herkes fabrikasyon halıya gidiyor. El işine rağbet Urfa’da yüzde 5’e kadar geriledi”
“Kırmızı bizim birinci tercihimiz”
Urfa’da müşterinin hâlâ kırmızı renkli şark odası halısını tercih ettiğini söyleyen Yıldız, üretim sürecinin de zorluğuna dikkat çekiyor.
“Bir çift Malatya halısı ortalama 105 günde üretiliyor. Düşünün, 105 gün işçilik… Yünü, boyası, ipliği derken bir çift halı çıkması 5 ayı buluyor.”
“Eskiden Van’dan Hakkâri’ye kadar halı gönderirdik… Şimdi 3-5 çift”
Bir zamanların hareketli ticareti bugün yerini sessiz vitrinlere bırakmış durumda:
“Eskiden tüm Güneydoğu bölgesine – Urfa, Siverek, Diyarbakır, Van, Hakkâri’ye – halı satardık. Şimdi yılda ancak 3-5 çift satıyoruz.”
“Meslek sırrı: Halıyı yere atacaksın”
Yıldız, halının kalitesini test etmenin en eski yöntemlerinden birini de anlatıyor:
“Halıyı yere attığımız zaman kusuru var mı yok mu oradan anlarsın. Buralar 50-60 derece sıcak oluyor. Fabrikasyon halılara hemen kurt geliyor. Ama kök boya, bitki boyasıyla yapılan halılara asla kurt girmez. Biz o yüzden kök boya halıları tercih ederiz.”
“Urfa tanıtılmıyor, Göbeklitepe’nin yükü hâlâ taşınmıyor”
Ramazan Yıldız, halı meselesinin kültürle ve tanıtımla da bağlantılı olduğunu vurguluyor.
“Urfa’nın 12 bin yıllık Göbeklitepe’si var. İlk insan Hz. Âdem burada çiftçilik yapmış. Urfa’yı cazibe merkezi haline getirmeleri lazım. Yeterince tanıtım yapılmıyor. Valilik, Kültür Bakanlığı, İl Kültür Müdürlüğü gereken hassasiyeti göstermiyor. Biraz daha sahip çıkılsın istiyoruz. Urfa daha cazibe merkezi haline gelsin.”
Halı tezgâhlarının sesi giderek azalsa da, Yıldız’ın talebi net: “Bu kültür yok olmasın… Urfa değerlerini kaybetmesin.”
Yorumlar
Kalan Karakter: