Milyonlarca emekli, memur ve asgari ücretlinin gözü kulağı Temmuz ayında yapılacak düzenlemelere çevrilmişken, Sosyal Güvenlik Uzmanı İsa Karakaş, Ankara kulislerinden sızan son senaryoları açıkladı. En düşük emekli maaşı artacak mı?
En düşük emekli maaşı artacak mı? Temmuz zammı için zaman daralmışken kulislerle kritik bilgiler dolaşmaya devam ediyor. Milyonlarca emekli ise maaş zammı, seyyanen zam ve refah payı hakkında gelişmeleri merak ediyor. Sosyal Güvenlik Uzmanı İsa Karakaş,seyyanen zam, asgari ücret, memur maaşları ve olası erken seçim senaryolarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Karakaş, Ankara kulislerinde çok sayıda senaryonun konuşulduğunu ancak şu aşamada kesinleşmiş herhangi bir karar bulunmadığını vurguladı.
Sosyal Güvenlik Uzmanı İsa Karakaş, emekli maaşları, seyyanen zam, asgari ücret, memur maaşları ve olası erken seçim senaryolarına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, en düşük emekli maaşının 36 bin liraya çıkarılacağı iddialarına ve Türkiye-ABD arasında finansal iş birliği ihtimaline değindi.
En düşük emekli maaşının 36 bin liraya çıkarılacağı yönündeki iddiaların konuşulduğu ancak henüz kesinleşmiş bir karar olmadığı belirtildi.
Türkiye ile ABD arasında Arjantin ile yapılan swap anlaşmasına benzer bir finansal iş birliği anlaşmasının olası bir senaryo olduğu ifade edildi.
Ankara kulislerinde, ekonomik düzenlemelerin büyük ölçüde seçim takvimiyle bağlantılı olarak değerlendirildiği ve üç ayrı seçim senaryosunun konuşulduğu aktarıldı.
Seyyanen zam verilmesi durumunda, bunun tüm emeklilere yansıtılması gerektiği, sadece en düşük emekli maaşına artış yapılmasının mümkün olmadığı dile getirildi.
Bazı emekliler için zam alamama (sıfır zam) ihtimalinin de konuşulduğu ancak bunun gerçekleşme olasılığının düşük olduğu belirtildi.
Memur emeklilerinin enflasyonun altında zam alma riski taşıdığı ve sendikaların bu konuda daha aktif rol üstlenmesi gerektiği vurgulandı.
Son dönemde en düşük emekli maaşının 36 bin liraya çıkarılacağı yönündeki iddialara değinen Karakaş, kamuoyunda yoğun spekülasyonlar bulunduğunu belirterek şunları söyledi:
“‘En düşük emekli maaşı 36 bin lira oluyormuş hocam, doğru mu?’ diye soranlar var. Dolayısıyla çok sayıda spekülasyon da var. Ancak şunu söyleyelim: Evet, konuşuluyor. Ancak şu an için somut bir gelişme ya da kesinleşmiş bir karar yok.
Karakaş, Ankara’da konuşulan senaryolardan birinin de temmuz ayında yapılması beklenen görüşmeler olduğunu belirterek, Türkiye ile ABD arasında olası bir finansal iş birliği ihtimalinin gündemde olduğunu ifade etti.
“Arjantin ile Amerika arasında 20 milyar dolarlık bir swap anlaşması olmuştu. O anlaşmayla birlikte Arjantin pesosu değer kaybetmeyi durdurdu ve güven geldi. Şimdi aynı senaryo konuşuluyor.”
Karakaş, Türkiye için de benzer büyüklükte bir anlaşmanın gündeme gelebileceğine ilişkin değerlendirmelerin yapıldığını aktararak:
“Türkiye’de de benzer şekilde 20–25 milyar dolarlık bir anlaşma olabilir mi sorusu gündemde. Böyle bir anlaşma olursa bir can suyu olur. En azından dolar üzerindeki baskının azalması ve ekonomiye güven açısından son derece önemli olabilir.” dedi.
Karakaş’a göre emeklilere ve çalışanlara yönelik ekonomik düzenlemeler büyük ölçüde seçim takvimiyle bağlantılı değerlendiriliyor.
Ekonomik koşulların beklenen düzeyde iyileşmemesi halinde seçimin 2028 Nisan ayına kalması.
Özellikle memur emeklilerinin seyyanen zam konusunda net bir beklenti içinde olduğunu belirten Karakaş, bunun geçmişte verilmiş bir söz olarak görüldüğünü söyledi.
Seyyanen zam uygulanması halinde yalnızca en düşük emekli maaşına artış yapılmasının doğru olmayacağını savunan Karakaş, şu değerlendirmede bulundu: “En düşük emekli maaşı 36 bin lira olur da diğer emeklilere verilmez şeklinde bir uygulama olması mümkün değil.”
Karakaş, bugün konuşulan rakamlar üzerinden yaklaşık 22 bin liralık bir seyyanen zammın bütün emeklilere yansıtılması gerektiğini savundu.
Karakaş, hükümet kanadından geçmiş dönemde yapılan açıklamalara atıfta bulunarak bazı emekliler açısından zam alamama ihtimalinin de Ankara’da konuşulduğunu söyledi.
“Bu nedenle seçim ihtimalinin uzak olması halinde, bazı emekliler için sıfır zam ihtimali de konuşuluyor.” Ancak bunun yaklaşık 5 milyon emekliyi etkileyebileceğini belirten Karakaş, böyle bir uygulamanın ciddi tepkilere yol açabileceğini ifade ederek: “Ben bunun gerçekleşeceğini düşünmüyorum.” dedi.
Memur emeklilerinin enflasyonun altında zam alma riski bulunduğunu söyleyen Karakaş, SSK ve Bağ-Kur emeklilerine daha yüksek oranlı artış verilmesi halinde memur emeklilerinin alım gücünün daha da gerileyebileceğini savundu.
“Memur emeklileri yine gerçekleşen enflasyonun altında zam alma riskiyle karşı karşıya.” Karakaş ayrıca sendikaların bu konuda daha aktif rol üstlenmesi gerektiğini belirtti.
Asgari ücret konusunda ara zam ihtimalinin düşük olduğunu ifade eden Karakaş, buna karşın seçim takviminin öne çekilmesi durumunda farklı bir tablonun ortaya çıkabileceğini söyledi.
“Ancak erken seçim ihtimali güçlenirse, ocak ayında asgari ücrete yüzde 50’ye yakın bir zam yapılması gündeme gelebilir.” Bununla birlikte Karakaş, olası artışların bile hayat pahalılığı karşısında yeterli olmayabileceğini savundu.
Karakaş, memur maaşlarına yapılacak olası zamların kıdem tazminatı tavanını da yukarı taşıyacağını belirterek özellikle yüksek ücretli çalışanların emeklilik planlamasında temmuz ayını dikkate almalarının faydalı olabileceğini söyledi.
Karakaş, bir çiftçinin ürün satışı sırasında kesilen Bağ-Kur primlerinin SGK’ya aktarılmamasına rağmen sigortalılık başlangıcının kabul edilmesi yönünde karar verildiğini anlattı.
Yargıtay’ın yaklaşımını şu sözlerle aktardı: “Vatandaş müfettiş değildir. Kesilen primin SGK’ya yatırılıp yatırılmadığını takip etmek zorunda değildir.”
Karakaş, özellikle 8 Eylül 1999 öncesinde ürün satışı nedeniyle Bağ-Kur primi kesilmiş olan vatandaşların ellerindeki belgelerle sigortalılık başlangıç tarihlerini geriye çekme imkânı elde edebileceğini söyledi.
Karakaş, ekonomik ve siyasi gelişmelerin önümüzdeki dönemde sosyal politika alanındaki birçok düzenlemeyi yeniden gündeme taşıyabileceğini belirtti.
“Ev kadınlarına yönelik düzenlemeler, 3600 ek gösterge kapsamının genişletilmesi, disiplin affı ve Bağ-Kur’luların prim gün sayısının düşürülmesi gibi uzun süredir bekleyen birçok başlık yeniden gündeme gelebilir.” Karakaş, emekliler ve çalışanlar açısından kritik bir döneme girildiğini ifade ederek, önümüzdeki süreçte ekonomik gelişmeler ile siyasi takvimin belirleyici olacağını söyledi.

Yorumlar
Kalan Karakter: