'İstanbul Sözleşmesinden vazgeçmiyoruz!'
Şanlıurfa Barosu Kadın Hakları Merkezi, İstanbul Sözleşmesi ilgili yaptığı açıklamada, kadın hak ve mücadelesinin birer parçası olan İstanbul Sözleşmesini savunmaya devam edeceklerini söyledi.
Şanlıurfa Barosu Kadın Hakları Merkezi, İstanbul Sözleşmesinin uygulanmasından vazgeçilmesine tepki göstererek, kadına yönelik şiddete dikkat çekti.
İstanbul Sözleşmesinin iptal edilmesine tepki gösteren kadınlar adına konuşan Nahide Polat Aslan, “İstanbul Sözleşmesi’nin bir gece yarısı Cumhurbaşkanı kararı ile feshedilmesi, yürütmenin yasamayı gasp etmesidir. İstanbul Sözleşmesi Anayasa‘nın 90. Maddesine göre TBMM tarafından kabul edilmiş onaylanmış bir kanun niteliğinde olup, meclis kararı dışında kaldırılabilmesi mümkün değildir. Ayrıca Anayasanın 104. Maddesine göre Cumhurbaşkanı, yürütme yetkisine ilişkin konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilir. Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle dördüncü bölümde yer alan siyasi haklar ve ödevler Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenemez” dedi.
İstanbul Sözleşmesinin kadın haklarını koruduğunu ve kanunla düzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin çıkarılmayacağını belirten Aslan, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Kanunda açıkça düzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz. İstanbul Sözleşmesinde güvence altına alınan haklar vazgeçilmez ve doğuştan gelen haklarımız olduğundan hak ve özgürlüklerimizin bu yolla sınırlandırılması mümkün değildir. Bu karar hukuken yok hükmündedir. Yine İstanbul Sözleşmesi'nin 80. maddesinde taraf devletin sözleşmeden geri çekilmesine ilişkin bildirim usulü ve bildirimin ne zaman yürürlüğe gireceği ayrıca düzenlenmiştir. Taraflardan herhangi biri, Avrupa Konseyi Genel Sekreterine yapacağı bir bildirimle, herhangi bir zaman bu Sözleşmeyi feshedebilir. Sözleşmenin feshi, konuya ilişkin bildirimin Genel Sekretere ulaştırıldığı tarihten itibaren üç aylık sürenin bitimini izleyen ayın birinci gününde yürürlüğe girecektir. Dolayısıyla çok taraflı bir uluslararası anlaşma iç hukukta nasıl yürürlüğe girdiyse buna paralel bir usülle geri alınmalıdır. Bu şekilde sözleşmenin feshi mümkün değildir. Kadını koruyan uluslararası bir sözleşmenin kaldırılması başlı başına büyük bir hatayken tamamen usule aykırı olarak Cumhurbaşkanlığı tasarrufu ile kaldırılması, yasama organının ve bir bütün olarak hukukun ve ilkelerinin hiçe sayılmasıdır.”
İstanbul Sözleşmesinin kadının can güvenliğini sağladığını dile getiren Aslan, Sözleşmeden çekilmesinin sonucunun ağır olacağını söyledi.
Siyasi iktidarın kadının can güvenliğini sağlamakla mükellef olduğunu belirten Aslan, “İstanbul Sözleşmesi, kadınların her türlü şiddet ve ayrımcılıktan korunması, toplumsal cinsiyet eşitliği ilkesine dayalı uluslararası işbirliğini yaygınlaştırmaya dayanan bir sözleşmedir. Kadınların can güvenliğini sağlamak, kadın mücadelesinin kazanımlarını geliştirmek, eşit ve adil bir toplum kurgulamak siyasi iktidarların sorumluluğundadır. Kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddet ülkemizin ve tüm dünyanın en önemli meselelerinden biri iken, şiddetle mücadelenin hukuki temellerini zayıflatacak, şiddet eylemlerinin faillerini psikolojik olarak cesaretlendirecek, mağdurlarına ise korunmasızlık hissi verecek bu çekilme insan haklarının etkin biçimde korunması açısından da büyük bir sorun teşkil etmektedir.” Diye konuştu.
İstanbul Sözleşmesini savunmaya devam edeceklerini belirten Aslan, konuşmasının devamında şöyle konuştu: “İstanbul Sözleşmesine karşı olmak kadına yönelik şiddete ortak olmak, toplumsal cinsiyet eşitliğini yok saymak ve kadınların yaşamına, haklarına, kazanımlarına karşı olmaktır. Kadın cinayetleri politiktir, yaşamın her alanında kadın mücadelesi ve kadın dayanışması ile eşit ve özgür bir toplumu hep beraber inşa edeceğiz. Kadın kazanımlarını geri götürecek, kadının insan haklarının ihlaline yol açacak, kadını özgür birey olmaktan uzaklaştırıp ayrımcılığa muhatap hale getirecek, kadının kazanılmış yasal haklarını zedeleyecek hiç bir girişimi kabul etmiyoruz. İstanbul Sözleşmesini kendisine bir tehdit olarak gören siyasi iktidarın baskıcı ve ataerkil isteklerine teslim olmayacağız. Meşruiyeti bulunmayan bu kararı tanımıyoruz, tanımayacağız. Sözleşmeden çekilmeyi asla ve asla kabul etmiyoruz. Şanlıurfa Barosu Kadın Hakları Merkezi olarak hukuksuz bir şekilde alınan fesih kararından ivedilikle dönülmesi gerektiğini, kadın hak ve mücadelesinin birer parçası olan İstanbul Sözleşmesini savunmaya devam edeceğimizi kamuoyuyla paylaşıyoruz.”
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: