Keklik Sevenler ve Yaban Hayatı Koruma Federasyonu Başkanı Eyüp Karakeçili, düzenlenen Geleneksel Keklikçilik Kültürü ve Keklik Çalıştayı kapsamında önemli açıklamalarda bulundu. Karakeçili, keklik kültürünün korunması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla çok yönlü bir çalışma yürüttüklerini ifade etti.
“Bu Kültürü Korumak İçin Birlikte Hareket Edeceğiz”
Federasyon olarak hem yasal altyapının oluşturulması hem de kültürel mirasın korunması adına kapsamlı hedefler belirlediklerini söyleyen Karakeçili, keklikçilik geleneğinin korunması için UNESCO’ya başvuru yapılacağını açıkladı. Bu sürecin yalnızca federasyonla sınırlı kalmayacağını belirten Karakeçili, ilgili bakanlıklarla birlikte hareket edileceğini vurguladı.
Çalıştay Üç Gün Sürecek
Çalıştayın üç gün süreceğini ifade eden Karakeçili, asıl yoğun programın ikinci gün gerçekleştirileceğini söyledi. Çalıştaya hem katılımcı hem de alanla ilgili çalışmalar yürüten bir isim olarak dahil olduğunu belirten Karakeçili, keklikler üzerine yazılmış bir kitabın da yazarı olduğunu dile getirdi.
“Keklikler Hakkında Bilimsel Olmayan Yorumlar Yapılıyor”
Kekliklerle ilgili toplumda birçok yanlış bilgi dolaştığını ifade eden Karakeçili, bu yorumların çoğunun bilimsel temele dayanmadığını söyledi. Antalya’da düzenlenen bir çalıştayda bu konuya değindiğini belirten Karakeçili, siyah keklik ile beyaz keklik arasındaki farklara ilişkin yanlış bilgilerin yaygın olduğuna dikkat çekti.
Siyah Keklik ve Beyaz Keklik Arasındaki Farklar
Karakeçili, iki tür arasındaki temel farkları şöyle sıraladı:
Siyah keklik göçmen bir türdür, beyaz keklik ise göç etmez.
Beyaz keklik uçtuğunda yaklaşık 3 kilometre, siyah keklik ise 1 kilometreye kadar uçar.
Beyaz kekliğin kulak çevresi sarı renkteyken, siyah keklikte bu özellik bulunmaz.
Yaşadıkları bölgeler ve davranış biçimleri farklılık gösterir.
Bu konularda dahi akademik çevrelerde çelişkiler yaşandığını ifade eden Karakeçili, doğru bilginin önemine vurgu yaptı.
“Keklik Hayatında Bir Kez Tüy Döker”
Kekliklerin biyolojik döngüsüne de değinen Karakeçili, çiftleşme döneminin mart ayı başında başladığını, tüy dökme döneminin ise sonbaharda gerçekleştiğini belirtti. Kekliklerin yaşamları boyunca yalnızca bir kez tüy döktüğünü dile getirdi.
“Biz Büyük Bir Aileyiz”
Federasyonun yapısına ilişkin bilgi veren Karakeçili, federasyon bünyesinde 9 kurucu dernek ve yaklaşık 20’ye yakın üye dernek bulunduğunu söyledi. Amaçlarının sorunları kırmadan, dökmeden ve ortak akılla çözmek olduğunu ifade etti.
Doğa ve Yaban Hayatına Duyarlılık Vurgusu
Bilim, sanat ve edebiyatın doğadan koparılamayacağını vurgulayan Karakeçili, yaban hayatının korunmasına yönelik hassasiyetlerin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti. GAP Havalimanı örneği üzerinden açıklamalar yapan Karakeçili, doğa ve hayvan haklarına ilişkin endişelerin ciddiye alınması gerektiğine değindi.
Kurallara Uymayanlara Tepki
Kaçak ve yasa dışı uygulamalara da değinen Karakeçili, bazı bölgelerde ışıkla keklik yakalama gibi yöntemlerin yaygınlaştığını belirterek bu duruma tepki gösterdi. Bu tür davranışların ahlaki ve etik kurallara aykırı olduğunu vurguladı.
“Doğadan Yumurta ve Yavru Toplanmasına Karşıyız”
Federasyon olarak ev ortamında yetiştirilen kekliklere karşı olmadıklarını belirten Karakeçili, doğadan yumurta toplanmasına ya da yavru kekliklerin yakalanmasına kesinlikle karşı olduklarını söyledi. Bu tür uygulamaların önüne geçilmesi gerektiğini söyledi.
Dayanışma ve Ortak Sorumluluk Çağrısı
Son olarak birlik ve dayanışma vurgusu yapan Karakeçili, keklikçilik kültürünün korunmasının ancak kurallara riayet edilmesi ve ortak hareket edilmesiyle mümkün olacağını belirtti.

Yorumlar
Kalan Karakter: