Şanlıurfa, Arap Levhası ile Anadolu Levhası arasındaki bindirme zonu ve Doğu Anadolu Fay Zonu ile Ölü Deniz Transform Fayı'nın etkisi altında bulunuyor. Bu durum, kenti yüksek deprem riski taşıyan bölgeler arasına sokuyor.
Ancak Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), AFAD ve yerel analizlere göre Urfa’da yaklaşık bölgedeki yapıların yaklaşık yüzde 38’inin mühendislik desteği olmadan yapıldığı, yüzde 52’sinin ise 2000 öncesi yapıldığı tespit edildi.
DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Ömer Öcalan, bölgedeki yapı stoğunun önemli bir kısmı deprem yönetmeliğine uygunluk oranı düşük seyrettiğini açıkladı.
Özellikle kırsal mahallelerde ve düşük gelirli kesimlerin yaşadığı bölgelerde hem yapı kalitesi hem de denetim mekanizmaları ciddi yetersizlikler gösterdiğini bildiren vekil Öcalan, “13 ilçenin teknik personel afet risk analizi yapabilecek kapasitesi olup olmadığı konusunda da yeterli veri bulunmamaktadır” dedi.

JAPONYA MODELİ
Vekil Öcalan, afet anında halkın güvenli toplanmasını sağlamak amacıyla belirlenen toplanma alanlarının büyük bir kısmı işlevsiz ya da yetersiz durumda olduğunu söyledi.
Eksikleri açıklayan vekil Öcalan, Japon Model’ini örnek gösterdi. Öcalan, Japonya’nın halk katılımı, ekolojik kentleşme ve yerel yönetimlerin güçlendirilmesi gibi modelinden örnek alınarak, Urfa’da sürdürülebilir ve dayanıklı kentleşme politikalarının hayata geçirilmesini istedi.
Japon Modeli unsurları ile desteklenen demokratik, yerel ve ekolojik çözümler kapsamında Urfa ve ilçelerinde “depreme dirençli şehirler” yaratılması hedeflenmesi gerektiğini aktaran vekil, bu kapsamda yapılması gerekenleri şu şekilde sıraladı:
-Yerel yönetimler afet planlarının merkezinde olmalıdır.
-Yerel yönetimlere afet yönetimi ve dirençli kentleşme için bütçe ve teknik destek sağlanmalıdır.
-Yerel yönetimlerin teknik personel ve afet hazırlık kapasiteleri artırılmalıdır.
-Her mahallede yerel afet dayanışma komiteleri kurulmalıdır.
-Zemin etütleri ve mikro bölgeleme çalışmaları zorunlu hale getirilmelidir.
-Ekolojik malzemelerle ve yerel tekniklerle güvenli, sürdürülebilir konut üretimi teşvik edilmelidir.
-Kadınların ve gençlerin yerel afet planlama süreçlerine katılımı sağlanmalıdır.
-Kadınların, çocukların ve dezavantajlı grupların afet güvenli alanlarına yönlendirmesi planlanmalı ve planlara dahil edilmelidir.
-Merkezî planlamadan çok, yerel karar alma mekanizmaları güçlendirilmelidir.
-Mahalle düzeyinde halk meclisleri kurularak bunun aracılığıyla afet bilici sağlanmalıdır.
-Tüm ilçe ve köylerde düzenli tatbikat ve bilgilendirme zorunlu hâle getirilmelidir.
-Mahalle temelli ve muhtarlar aracılığıyla afet gönüllü ağları oluşturulmalıdır.
-Her konutta aile afet planı hazırlanmalı ve kültürel norm haline getirilmelidir.
-Okullarda ve mahallelerde düzenli tatbikatlar zorunlu tutulmalıdır.
-Yasal, idari düzenlemeler ve eksiklikler giderilmelidir.
-TMMOB, AFAD, yerel üniversitelerle işbirliği mekanizmalarının geliştirilmesinin koşulları oluşturulmalıdır.
Yorumlar
Kalan Karakter: