Psikologlardan "istismar" uyarısı
Toplumda adı sıkça duyulan istismar suçları yaş, meslek ve sınıf ayırt etmeksizin binlerce kişiyi mağdur ediyor.
İstismarın; çocuğun sağlığını, fiziksel ve psikososyal gelişimini olumsuz etkileyen, bir yetişkin ya da yetişkinler tarafından bilerek veya bilmeyerek çocuğa kötü muamele içeren tüm davranışlar olduğunu kaydeden Psikolog İrem Naz Kırım, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 2016 verilerine göre, Türkiye'de çocuk istismarıyla ilgili dava sayısının son 10 yılda yaklaşık 3 kat arttığını, bu süreçte toplamda 250 bin çocuğun istismara uğradığını belirtti.
TÜİK'in 2019 verilerine göre güvenlik birimlerine suç mağduru olarak gelen 206 bin 498 çocuğun yüzde 15,2'sinin cinsel suçlardan mağdur olduğunu hatırlatan Psikolog İrem Naz Kırım, “TBMM tarafından hazırlanan raporda Türkiye’de çocuk istismarının öncelikle aile içinde (akraba) gerçekleştiğini, sonrasında ise okullar, sokaklar, barınma evleri, yurtlar ve cezaevlerinde ortaya çıktığına değinilmiştir” ifadelerini kullandı.
“Kendilerine inanmayacaklarını düşünürler”
Çocukların istismar edildiklerinde kendilerine inanılmayacağını düşündükleri için aileleri ile paylaşmaktan çekindiklerini söyleyen Psikolog İrem Naz Kırım, bu durumda neler hissettiklerini şöyle anlattı:
“Çocuklar istismara uğradıklarında istismarcının tehdidinden ve başlarının belaya gireceğinden korkabilirler. İstismarcıyı korumak isteyebilir, sevebilir, tanıdığı biriyse yakınlığını kaybetmekten korkabilir ama yine de yaptıklarını sevmeyebilirler. Ailesi bile olsa diğer insanlarla cinsel konuları konuşmaktan utanabilirler, bu konuları konuşmanın ayıp olduğu öğretilmiş olabilir. Nasıl anlatacaklarını bilmeyebilirler. Yaşadığı durumun istismar olduğunu, yanlış ve yasak bir davranış olduğunu bilmeyebilirler. Bunların yanı sıra ailesi, akrabaları, arkadaşları tarafından dışlanmaktan korkabilirler. ‘Ben kötü biriyim, kötü bir şey yaptım, yaşadığım şeyleri hak ediyorum’ gibi düşüncelerle kendilerini suçlayabilir veya ruhlarında derin bir yara açtığı için sorununu bastırma yolunu seçmiş olabilirler.”
"Bu belirtiler gözardı edilmemeli"
Psikolog İrem Naz Kırım; istismara uğrayan çocukların bu durumu çekindikleri için kimseyle paylaşmak istemediklerini ancak çocuğun fiziksel durumu ve davranış değişiklikleriyle belirti verebileceğini söyledi. Psikolog Kırım, bu belirtileri şöyle ifade etti:
“İstismara uğrayan çocuklarda yürümede, oturmada zorlanma ve kanlı, lekeli ya da yırtılmış iç çamaşırları görülmektedir. Bununla beraber, cinsel organlarında ağrı ya da sızı şikâyetleri gelişmektedir. Sıra dışı cinsel davranış sergileyebilir ya da bilgilerden bahsedebilir, istismar edildiği bölgeye cisim koyabilir ve kendilerine uygulanan istismarı taklit edebilirler. Kendi cinsel bölgelerini göstermek isteyebilir, arkadaşlarının ya da yetişkinlerin cinsel bölgelerine dokunmak isteyebilirler. İdrara çıkmakta zorluk çekebilirler. Evden, arkadaşlardan, insanlardan kaçmak isteyebilirler. Hırsızlık, alkol ya da ilaç bağımlılığı gibi davranışlar gelişebilmektedir. Yaşıtlarıyla ilişki kurmada zorlanabilir, sık sık kâbus görme, ağlayarak uyanma, uykusuzluk ve huzursuzluk görülebilmektedir.”
“Yakınlarının davranışlarını sevgiyle karıştırabilirler”
Psikolog İrem Naz Kırım şöyle devam etti: “Çocuklarımıza mahremiyet eğitimini versek bile, aile içinde iyi-kötü dokunmayı öğretmiyoruz. Aile içi istismar vakalarının sessizce üstünün örtülmek istenmesi de bundan kaynaklanıyor. Çocuklar, yakınlarının yanlış davranışını sevgiyle karıştırabiliyor. Fark edilmesi için çok geç olabiliyor ya da fark edilse bile ifade edilmesi ya da adli makamlara şikâyet edilmesinde güçlük çekilebiliyor.”
“Çocuklarınıza güvendiğinizi hissettirdin”
Psikolog İrem Naz Kırım, çocuk istismar edildiğini açıklarsa ya da annesi, babası, kardeşi, öğretmeni gibi yakın çevresinden herhangi biri tarafından fark edilirse yapılması gerekenler hakkında şunları söyledi:
“Öncelikle çocukla kendisini güvende ve rahat hissedeceği, konuşmanızın kesilmeyeceği bir mekân bularak baş başa konuşmalısınız. Çocuğa güven verdiğinizi anlaması için herhangi bir masa ve benzeri eşyaların arkasına geçmeden, fazla tensel temastan da kaçınarak yanına oturulmalıdır. Kendisinden izin almadan asla çocuğa dokunulmamalıdır. Sözünü kesmeden, onu sıkıştırmadan, sakince dinlenilmelidir. Gösterdiğiniz tepkiler, jest ve mimikler, seçtiğiniz kelimeler özenli olmalıdır. Yoğun duygular ve tepkiler göstermemeli, destekleyici ifadeler kullanmaya özen gösterilmelidir. Yaşına uygun, anlaşılabilir ifadelerle konuşmaya dikkat edilmelidir. ‘Sana inanıyorum, bana güvendiğin ve anlattığın için teşekkür ederim, yaşadığın şey kötü bir durum ve bu senin hatan değil’ gibi destekleyici ifadelerle yardımcı olunmalıdır. Eğer çocuk anlatmakta güçlük çekiyorsa onu cesaretlendirmeli, desteklemeli ama asla baskı kurulmamalıdır. Anlattıkları not alınmalı ve hemen sosyal, psikolojik uzmanlardan destek alınmalıdır.”
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: