
“Hz. İbrahim Peygamber zamanından bize kaldı”
Tirit yemeği geleneğinin Hz. İbrahim Peygamber zamanından kendilerine kaldığını belirten tirit ustalarından Bedir Gül, “Kasaptan tosun eti alıyoruz. Daha sonra aldığımız bu eti yumurta şeklinde doğruyoruz. Doğranan etleri düdüklü tencerede haşlamaya bırakıyoruz. Sabah işyerimizi saat 05.00’te açıp, hazırlanan yemeği müşterilerimize servis ediyoruz. Bakır tepsilerimiz içerişinde ilk önce ekmeğimizi altına döşüyoruz, üzerine de eti serpiyoruz. Son olarak kemik ve et suyunu üzerine dökerek, isteğe göre yoğurtlu-sarımsaklı olarak da servis edilebiliyoruz. Bu yemek geleneği bize Hz. İbrahim peygamberden kaldı. Hem çiğköfte hem de tirit yemeği geleneği bize kalmıştır. Peygamber efendimiz Hz. İbrahim zamanından bu tirit yemeğine Seyid-ül Tağam demiştir. Yemeklerin seyidi anlamına gelen bu sözde, seyit büyük, tağam ise yemek anlamında kullanılır ve büyük yemek olarak bilinir. Burada müşterilerimize sunduğumuz bu yemeğin tabağı ise 25 liradır” ifadelerini kullandı.
Sabahın erken saatlerinde tirit ile kahvaltı yaparak güne başlayan esnaf ve vatandaşlar, uzun yıllardan beri kahvaltıda tirit yediklerini söyledi. Vatandaşlar, tirit yemeyenlerin mutlaka denemesi gerektiğini de sözlerine ekledi.
Yorumlar
Kalan Karakter: