Türkiye genelinde etkisini artıran sıcak hava dalgası, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde adeta yaşamı durma noktasına getirdi.
Türkiye'nin en sıcak kentlerinden biri olan Şanlıurfa'da termometreler yaklaşık 50 dereceye kadar çıktı. Şanlıurfa'da mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklıkları yaşamı olumsuz etkilemeye devam ediyor.
Sıcaktan korunmak isteyen kimi vatandaşlar parklarda, gölgeliklerde veya yeşil alanlarda serinlemeye çalışıyor.
Sıcaklar, günlük yaşamı ve sağlık koşullarını olumsuz etkilerken, iklim değişikliği ve şehirleşmeye bağlı çevresel sorunlar yeniden gündeme geldi.
Bizde Urfa Değişim ekibi olarak Şanlıurfa’nın Haliliye ilçesine bağlı Atatürk Bulvarında vatandaşa mikrofon uzatıp, sıcaklıkların günlük yaşamı nasıl etkilediğini sorduk, vatandaş ise konuya ilişkin açıklamalarda bulundu.
“İNSANLAR KENDİ KAYNAKLARINI KENDİLERİ YOK EDİYOR”
“Şanlıurfa’da sıcaklıklar her zaman yüksekti, ancak artık evrensel anlamda bir sıcaklık artışı yaşanıyor.” İfadelerine yer veren Ekrem Akkuş, isimli vatandaş konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi, “Bunun en büyük sebeplerinden biri betonlaşmanın artması, araç sayısının fazlalığı ve hava kirliliğinin meydana gelmesidir.

Savaşlarda kullanılan bombaların etkisi de bu durumu tetikliyor. Tabii ki her şeyi sadece bunlara bağlamak doğru olmaz. İnsanlar kendi kaynaklarını kendileri yok ediyor.
Dünya dengeler üzerine kuruludur. Bu dengeler bozulduğunda sıcaklıklar artar, yağmurlar dengesiz bir şekilde yağar. Kış ayları dengesizleşir, yaz ayları da öyle.
Mevsimler insan vücudu gibidir; bir şeyin dengesi bozulduğunda hastalık başlar. Evren de böyledir. Dengesini bozarsan mevsimler birbirine karışır.
“YER ALTI SULARININ TAMAMI SONDAJLARLA SULAMAYA VERİLDİ”
Doğayla oynandığı zaman, doğa muhakkak intikamını alır. Öyle ya da böyle, hiç fark etmiyor. Bir yerden sonra betonlaşmanın bir ihtiyaç olduğunu düşünüyorum, ama aşırı betonlaşma, köylerin boşaltılması, ekili arazilerin yerleşim alanına açılması da önemli etkenlerdir.
Ayrıca, bütün kaynaklar kurudu. Yer altı sularının tamamı sondajlarla sulamaya verildi. Bu da nemin artmasına neden oldu. İnsan kendi sonunu kendisi hazırlıyor.” dedi.
“MECBUR OLMADIĞIM SÜRECE GÜNDÜZ SAAT 16.00’DAN ÖNCE DIŞARI ÇIKMIYORUM”
Ramazan Akbaş, isimli vatandaş ise yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi, “Biz cehennemi diri diri Şanlıurfa’da yaşıyoruz. Havalar çok sıcak ve bu sıcaklık, iklimlerin değişmesinden kaynaklanıyor. Aslında kuraklığa yabancı değiliz; Şanlıurfa çoğu zaman kurak geçiyor. Bunun nedeni tam olarak nedir, bilmiyorum.
Termometreler bu sene 50 dereceyi gösterdi. Ama dışarıda termometreye baktığımızda 35-40 derece seviyelerinde. Fakat bizim hissettiğimiz 50 ve üzeri.
Ben bu durumun en büyük sebebini iklim değişikliğine bağlıyorum. Bu senenin, geçen seneye göre çok daha sıcak olduğunu düşünüyorum.

Dışarı çıkmak isteyen bir kişi, iki adım yürüdükten sonra terden sırılsıklam oluyor. Ben, mecbur olmadığım sürece gündüz saat 16.00’dan önce dışarı çıkmamaya çalışıyorum.” açıklamalarında bulundu.
“BU SENENİN GEÇEN SENEDEN DAHA SICAK OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM”
Havalar çok sıcak olduğunu ama Allah’ın yarattığına karşı gelemeyeceğini söyleyen Hatice Sepetçioğlu, isimli vatandaş ise konunun devamında şu ifadelere yer verdi, “Bizler de bu sıcaklıklardan tabii ki etkileniyoruz. Yaşlıyız, dışarı çıkamıyoruz ama yine de şükrediyoruz, çünkü bunlar Allah’ın yarattığı şeylerdir.
Bu senenin geçen seneden daha sıcak olduğunu düşünüyorum. Yaşlı olmam sebebiyle sıcaklardan fazlasıyla etkileniyorum. İşim olduğunda ise, genelde saat 15.00’ten sonra dışarı çıkmaya çalışıyorum.” ifadelerine yer verdi.
“BEN İSTANBUL’A GÖRE URFA’NIN SICAKLIĞINDAN MEMNUNUM”
“Şu anda Urfa gerçekten çok sıcak, adeta yanıyoruz. Ben Şanlıurfa’da oturmuyorum ama yine de bu sıcaklığı hissediyorum.” İfadelerine dikkat çeken Birgül Onat, isimli vatandaş ise konunun devamında şu açıklamalarda bulundu, “Aslında Şanlıurfa’da sıcaklık bekliyorduk, ama bu kadarını beklemiyorduk.
Yine de şöyle bir durum var: Şanlıurfa’daki sıcaklık insana pek dokunmuyor. Ama İstanbul öyle değil. İstanbul’da nem olduğu için, hava sıcak olsa bile insanın vücudu yapış yapış oluyor.
Şanlıurfa’daki sıcakta ise ter bile hemen kuruyor, vücutta bir ıslaklık hissi kalmıyor. İstanbul’un sıcaklığı insanı boğar, Şanlıurfa’nın sıcaklığı ise daha kuru ve katlanılır.

Bu yüzden ben İstanbul’a göre Urfa’nın sıcaklığından memnunum. Hatta Urfa sıcağını seviyorum diyebilirim.” açıklamasında bulundu.
“ŞANLIURFA’NIN TEK SORUNU, MERKEZDE BETONLAŞMANIN FAZLA OLMASI VE YEŞİL ALANLARIN AZ OLMASI”
Ayşe Kahveci, ise mikrofonlarımıza yaptığı açıklamada son olarak şu değerlendirmelerde bulundu, “Ben de Şanlıurfa’yı çok seviyorum. Yaklaşık bir senedir İstanbul’da yaşıyorum ama şu an Şanlıurfa’ya gelmiş bulunuyorum. Hem Şanlıurfa’dan hem de sıcaklıklarından memnunum. Havası temiz ve güzel.
Evet, bu sene geçen seneye göre daha sıcak geçti ama Şanlıurfa’nın tek sorunu, merkezde betonlaşmanın fazla olması ve yeşil alanların az olması diyebilirim. Bu durum, sıcaklığı daha yoğun hissetmemize neden oluyor.
Yine de Şanlıurfa’da sıcaklıkların biraz daha artmasını bekliyorum. Çünkü geçmişte, bu şehirde çok daha yüksek sıcaklıklar yaşadık.
Şimdiki sıcaklıkları, o zamanlarla kıyasladığımızda daha düşük bile diyebilirim.” diyerek konuşmasına son noktayı koydu.
Urfa’da aşırı sıcaklıklar hayatı felç etti! Termometreler 50 dereceyi zorluyor!https://t.co/0APPPXhPLR#türkiye #şanlıurfa #termometre #sıcaklık #vatandaş #terleme #derece #hayat pic.twitter.com/euLMaTZ6ZA
— Urfa Değişim Gazetesi (@urfadegisim63) July 17, 2025
Yorumlar
Kalan Karakter: