
“Bin 50 kilometre yol gelen insan çalışmak zorundadır”
Şanlıurfa’da şark odası ve perde tasarımcılığı yaparken pandemiden etkilenerek işini bırakan ve Eskişehir’e mevsimlik işçi olarak çalışmaya gelen Mehmet Kargı, ”Bu sıcağın altında oruç tutarak çalışmak işleri daha da zorlaştırıyor. Oruç olmasak da aşırı zor bir işimiz var. Asıl zorluğu da çadırda yaşıyoruz. 20 metrekarelik bir çadırın içinde mutfak, banyo, tuvalet oluyor. Tarlada sebze ekimini, meyve hasadını, pancar çapasını yapıyoruz. İftarımızı çadırda yapıyoruz. Bin 50 kilometre yol gelen insan çalışmak zorundadır. Ben daha önce hiç bu işi yapmamıştım ama şu anda hayvan gübresini taşıyorum. Bin 50 kilometre yol geldim. Buraya gelip de oturmak olmaz” dedi.
“Zorluğu var ama yapacak bir şey yok”
Ailesine bakıp geçimini sağlamak için tarım işçiliği yapan, 20 yıldır Eskişehir’e çalışmaya gelen ve oruç tutarak çalışmanın zorluğundan bahseden mevsimlik işçilerin çavuşu Şemsettin Çiftçi ise şu ifadeleri kullandı:
“Ben 20 yıldır Eskişehir'e geliyorum. Arazide çalışıyoruz. Allah'a çok şükür, durumumuz böyle. Bu sene 150 kişi var. Kimimiz sebze ekiyor, kimimiz gübre dağıtıyor, kimisi sulama yapıyor. Yani mevsimlik işçiyiz. Bu şartlarda koşturuyoruz. Zorluğu var ama yapacak bir şey yok. Allah'a çok şükür gene orucumuzu tutuyoruz. Çok zor ama yapacak bir şeyimiz yok. Burada herkesin nereden baksak 6-7 kişilik ailesi var. Kalabalık nüfus çalışmazsa olmaz. Mecbur çalışıyoruz.”
Yorumlar
Kalan Karakter: