Faraç, Göbeklitepe’nin yanı başındaki Urfa’nın tarihi dokusunun, Balıklıgöl çevresi, Urfa Kalesi ve Kızılkoyun Vadisi gibi alanlarda hâlâ korunabildiğini vurgularken, şehrin diğer bölgelerindeki betonlaşma ve denetimsizlik sorunlarına dikkat çekti. Tarihi evlerin otopark yapma gerekçesiyle yıkılması, tabela kirliliği, bozulan yollar ve çöplerin düzensiz toplanması gibi sorunların turistlerin ve yerel halkın deneyimini olumsuz etkilediğini belirtti.
Gazeteci Faraç, “Urfa’nın aydınları kentteki tahribatın farkında, dünyadan bihaber bir kesim ise apartmanlaşmayı ‘gelişim’ sanıyor” diyerek, kentin turizm potansiyelinin korunması ve şehrin arka yüzündeki sorunların giderilmesi gerektiğini ifade etti.
Yazıda ayrıca, Karaköprü ve Eyyübiye’deki beton yığını, çarpık yapılaşma, artan nüfus ve trafik yoğunluğunun, Urfa’nın nefes almasını engellediği ve yerel yönetimlerin bu sorunlara acilen müdahale etmesi gerektiği vurgulandı.
Faraç, tarihi, kültürü ve sanatıyla eşsiz bir mirasa sahip Urfa’nın, denetimsizlik ve ilgisizlikle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu okuyucularına aktardı.
♦️URFA'NIN İKİ YÜZÜ;
— MEHMET FARAÇ (@FARACYAZIYOR) March 10, 2026
♦️Hani şu "gelen ağlar giden ağlar" denilen, 12 bin yıllı aşkın geçmişiyle Göbeklitepe'nin yanıbaşındaki Urfa!
♦️Urfa'nın aydınları kentteki tahribatın farkında, dünyadan bihaber bir kesim ise 500 yataklı hastane morguna bakan apartmanlarda 20 milyon… pic.twitter.com/0iqylgBiCa
Yorumlar
Kalan Karakter: