Bu tür arazi meselelerinde kanaat önderlerinin araya girerek, uzlaşmacı bir yöntem denenebileceğini belirten Şanlıurfa Baro Başkanı Ahmet Tüysüz, hiçbir sorunun adam öldürmeye sebep olmadığını söyledi. Konuşularak her şeyin hal olabileceğini hatırlatan Tüysüz, meydana gelen kavgalarda çocukların yetim, eşlerin dul kaldığına vurgu yaparak, "Şiddetin her türlüsüne karşıyız ve konuşarak çözülemeyecek hiçbir sorunun olmadığı düşüncesindeyiz. Çok basit meselelerden dolayı bazen vahim sonuçlar çıkabiliyor. Hilvan ilçesinde iki can gitti, 4 kişi de ağır yaralı olarak hastanede tedavi görüyor. Bu çok üzücü bir hadise. Aile büyükleri araya girerek, mahkemeye başvurarak bu sorun çözülebilirdi" dedi.

"İDARİ TASARRUFLAR DA BUNA SEBEBİYET VEREBİLİYOR"
Baro Başkanı Tüysüz, meydana gelen kavgaların büyük çoğunluğunu arazi kavgaları oluşturduğunu belirterek, uzlaşmaya giderek meselenin hal olacağını söyledi.
Tapu meseleleri ve reform gibi durumlarda idari tasarrufların da buna sebep olduğunu belirten Tüysüz, "bazen bir takım idari tasarruflar da buna sebebiyet verebiliyor. Mesela bir reformdan alınan bir arazi meselesinde, arazinin eski sahibi ile yeni sahibi arasında meseleler olabiliyor" diye konuştu.
"HİÇBİR MESELE ADAM ÖLDÜRECEK KADAR BÜYÜK DEĞİL"
Uzlaşmacı yöntemle bütün sorunların çözülebileceğine vurgu yapan Tüysüz, açıklamasında şunları söyledi;
"Hiçbir meselenin adam öldürecek kadar büyük olmadığını düşünüyoruz. Zaten toplumun her kesiminde sorunlar var. İnsanların konuşarak hal edebileceği bir meseleyken, şiddete başvurmaları, can almaları çok yanlış bir durum. Bununla ilgi yasal bir yola başvurulması durumda mutlaka bir çözüm yolu bulunur."
"KENDİ HAKKINI KENDİ ELLERİYLE ALMAK DÜŞÜNCESİNDEN VAZGEÇMELİYİZ"
Birçok uzlaşma yöntemi olmasına rağmen Şanlıurfa'da hala insanların kaba kuvvete başvurduğunu dile getiren Tüysüz, bu düşüncenin artık geride bırakılması gerektiğini anlattı.
Uzlaşmacı bir tavır sergilenmediği sürece bu tür hadiselerin yaşanacağını belirten Tüysüz, "Bunları çok eskide bırakmamız gerekirken, insanlarımız hala kendi hakkını kendi elleriyle alma yolunu seçiyor. Bu durum doğru değil, sonuçları da çok ağır oluyor. Geride yetimler kalıyor, genç yaşta dullar kalıyor. Aileler perişan oluyor, hiçbirisi çalışamıyor. Göç etmek zorunda kalan oluyor" diye konuştu.
"UZLAŞMAK, MAHKEMEYE GİTMEKTEN DAHA ÖNEMLİ"
Arazi kavgaları gibi birçok büyük meselede mahkemenin her iki tarafı memnun etmediğini belirten Tüysüz, uzlaşmanın en büyük çözüm olduğunu savundu.
Mahkemeden çıkan sonucun iki tarafı memnun etmediğini görüşünü savunan Tüysüz, "Mahkemeden çıkan sonuç, hiçbir zaman iki tarafı memnun etmiyor. Bir taraf kazanırken, diğer taraf kaybediyor. Dolayısıyla bir helalleşme olmaz, ortak noktada buluşma olmaz. Böyle bir durumda herkes kendi hakkına sahip olmuş olmaz. Ama bir uzlaşma olduğu zaman taraflar ortak bir noktada buluşur. İleriki zamanlar için ilişkileri daha sağlam olur. İnsanlar mahkemeye gitmesinler diye demiyorum. Uzlaşma her zaman en iyidir" dedi.
Yorumlar
Kalan Karakter: