Öncelikle merhaba kıymetli okurlar, nicedir kafamı kurcalayan bir konu vardı, bunu sizinle paylaşmak istedim.
Öncelikle şunu belirtmekte yarar var, çalışmak bizlere farz kılındı, farz olan şeyde bize rızık olarak bahşediliyor.
Kişinin rızkı ancak ve ancak çalıştığı kadardır, bunu bize yüce yaratıcı söylüyor, bunu iyi düşünüp iyi idrak edip, o şekilde yolumuza bakmamız gerekiyor.
İlim öğretmek hepimize bir namaz gibi farzdır, ilim öğretmek sevaptır, bunları böyle idrak etmemiz gerekir.
Şimdi dini boyuta baktığımız zaman, ilimin dinde de ne kadar önemli olduğunu anlıyor ve kavrıyoruz.
Madem dinde bile ilim önemlidir ve insan ancak ve ancak irade hususunda diğer varlıklardan ayrıdır, o zaman şunu düşünmekte fayda vardır.
Çalışmadan bir şey olmaz, biz irade koyup evvela çalışırsak kendimizi var ederiz, hedeflerimize ulaşırız.
Bunu yaparken, kendimizi ancak ve ancak kendimizi dünümüzle kıyaslayıp ilerleyeceğiz.
Başkasıyla kendimizi kıyaslamadan bu süreci atlatacağız, kendimizden daha iyilerini görüp, moralimizi bozmayacağız.
Hedefi tümden karşımıza almayacağız, o hedefi parçalara ayırıp, bölüm bölüm ilerleyeceğiz.
Bir sorunu komple düşünürsek, nefsimize ağır gelir, yapamayız.
O hedefi küçük parçalara ayırıp ilerlemek daha yerinde olan bir stratejidir.
Pedal çevirmek bu işin farzıdır, çalıştığımız zaman ve bunu her gün yaptığımız zaman, o zaman göreceksiniz, umutlar yeşerecek.
Ya zaten, bir sınava hazırlanıyorsanız ve o sınavla ilgili bilgi birikiminiz %30 seviyelerindeyse, o zaman günde en az 8 saat çalışıp ve en az kendinize 3-4 ay süre vermeniz lazım.
Bu 3-4 ay süre zarfında denemelerdeki kıpırdamaları görürsünüz, zaten her şey hemen olmaz, yani bir kereden 20-30 net artıralım diye bir durum yok, ani gelen yükselişler balondur,
Gıdım gıdım yükselmeler daha sağlam bir istatistik doğurur, bunu unutmayalım.
Bir sonraki yazımda, nasıl ders çalışılır, onu sizlere anlatacağım, kısa ve özlü yazılar daha kalıcıdır.
Kendinize çok iyi bakın, çalışmaya devam durmak yok.
Yorumlar
Kalan Karakter: