Türkiye Futbol Federasyonu’nun son kararı, Şanlıurfaspor camiasına adeta bir darbe niteliğindedir. Şanlıurfa’ya verilen saha kapatma cezası, ne adaletle ne de futbolun ruhuyla bağdaşıyor. Bu karar, yalnızca bir takımı değil, bir şehrin futbol tutkusunu, emeğini ve inancını cezalandırmaktır.
Hafta sonu oynanan maçta yaşanan olaylara bakıldığında, ortada tek taraflı bir değerlendirme olduğu açıkça görülüyor. Kötü temsilci raporları, taraflı gözlemci notları ve maçın hakem üçlüsünün basiretsiz yönetimi, Şanlıurfaspor’u hedef haline getirmiştir. Aynı olaylar başka şehirlerde yaşandığında “ufak bir uyarı” ile geçiştirilirken, konu Şanlıurfa olunca “saha kapatma” gibi ağır bir ceza verilmesi, artık sabır sınırlarını zorlamaktadır.
Şanlıurfa, yıllardır adaletsiz hakem kararlarının, tutarsız raporların ve merkezden yönetilen futbola dayatılan ayrımcılığın bedelini ödemekten bıktı. Bu şehir, her maçta ter döken futbolcularının, alın terinin karşılığını sahada almak isterken; masa başında kaybettirilen puanlarla anılmaktan yoruldu.
Bir hakem düşünün; aynı pozisyona benzer durumda başka takım lehine penaltı çalıyor, ama konu Şanlıurfaspor olunca “devam” diyor. Bir gözlemci düşünün; sahadaki atmosferi değil, kendi önyargılarını rapora döküyor. Ve bir temsilci düşünün; stadyumda yaşanan her küçük detayı büyütüp, koskoca bir şehrin sesini susturmak için kullanıyor.
Bu tablo, artık tesadüf değil, sistematik bir haksızlığın açık göstergesidir.
Şanlıurfa halkı, futbolu sadece bir oyun olarak değil, bir aidiyet ve gurur meselesi olarak görüyor. Ancak bu kararlarla, şehrin emek veren taraftarı cezalandırılıyor; sahasından, sesinden ve desteğinden koparılıyor.
TFF’ye sesleniyoruz:
Eğer adaletinize güveniyorsanız, Şanlıurfa’daki maçların hakemlerini, temsilcilerini ve gözlemcilerini objektif ölçütlerle seçin. Çünkü futbol adaletle güzelleşir; ayrımcılıkla değil.
Bu şehir, hakkını masa başında değil, yeşil sahada kazanmak istiyor.
Artık yeter! Şanlıurfa’nın sabrı da, sessizliği de tükendi.
Yorumlar
Kalan Karakter: