Yeni sezona adım adım yaklaşırken Şanlıurfaspor’umuzun hazırlık maçları da birer birer tamamlanıyor. Son olarak 1461 Trabzon ile oynanan karşılaşma, skor tabelasında mağlubiyet yazsa da sahadaki oyun çok daha farklı şeyler söylüyordu.
İlk düdükle birlikte rakip sahaya yerleşen bir Şanlıurfaspor izledik. Oyunu forse eden, pozisyonlar bulan, baskı kuran bir takım… Öyle ki ilk yarıda en az altı-yedi net fırsat yakalanmasına rağmen, topun çizgiyi geçmesine bir türlü izin vermedi futbolun cilveli yüzü. Rakip, ilk fırsatını gole çevirirken, biz ise 41. dakikada Emircan Altıntaş’ın ayağından gelen güzel bir golle eşitliği sağladık.
İkinci yarıda da değişen bir şey yoktu aslında. Kontrol bizdeydi, top bizdeydi, oyun bizdeydi. Ama son vuruşlar yine eksikti. Futbolun yazılı olmayan kurallarından biridir; atamayana atarlar. 90+2’de gelen kontra atak golüyle sahadan 2-1 mağlup ayrıldık. Belki de bu maçta en çok konuşulması gereken şey skor değil, oyunun kendisiydi.
Çünkü teknik ekip için önemli olan, bu tür hazırlık maçlarında alınacak notlardır. Kim hazır, kim sisteme ayak uydurabiliyor, kim mental olarak güçlü… İşte tüm bu soruların cevabı bu tür maçlarda gizlidir. Ve sahadaki Şanlıurfaspor, mücadeleci yapısıyla, organize ataklarıyla, her şeyden önce kazanma isteğiyle "bu takım hazır olacak" sinyali veriyor.
Şimdi eksikleri tamamlama zamanı. Belki son vuruşlarda biraz daha soğukkanlılık, biraz daha konsantrasyon… Ama onun dışında taşlar yerli yerine oturuyor gibi. Yeni sezonda sahada sadece formayı değil, mücadeleyi de terleten bir Şanlıurfaspor görmeyi umut etmek için fazlasıyla sebebimiz var.
Skor tabelası ne derse desin, biz o sahada ne gördüğümüze bakalım: İstek, direnç, tempo ve umut… Gerisi zaten gelir.
Yorumlar
Kalan Karakter: