Depremin üzerinden uzun bir zaman geçmesine rağmen, Şanlıurfa’nın en önemli tarihi ve turistik bölgelerinde süren inşaat ve restorasyon çalışmaları bir türlü tamamlanamadı. Kentin sembolü haline gelen Şanlıurfa Kalesi, Balıklıgöl Platosu, tarihi camiler ve kamu binaları hâlâ restorasyon ve onarım sürecinde. Bu durum, hem yerli hem de yabancı turistlerin ziyaretlerini olumsuz etkiliyor.
Şanlıurfa, sahip olduğu tarihî mirasla Türkiye’nin ve dünyanın gözde şehirlerinden biri. Her yıl binlerce turistin akın ettiği kentte, Balıklıgöl, Halil-ür Rahman Camii, Ulu Cami, Rızvaniye Camii ve Şanlıurfa Kalesi gibi yapılar, ziyaretçilerin uğrak noktası olmayı sürdürüyor. Ancak son yıllarda bu alanların birçoğu çevresine çekilen demir bariyerlerle, uyarı levhalarıyla ve kapatılan giriş noktalarıyla adeta bir şantiye alanına dönmüş durumda.
“Ne zaman bitecek bu inşaatlar?”
Şanlıurfalı vatandaşlar da, turistler de aynı soruyu soruyor:
“Ne zaman bitecek bu inşaatlar?”
Uzun süredir devam eden restorasyon çalışmalarının yavaş ilerlemesi, hem esnafa hem de turizm sektörüne zarar veriyor. Özellikle Balıklıgöl çevresinde yer alan dükkan sahipleri, inşaat gürültüsü ve kapanan yollar nedeniyle müşteri kaybı yaşadıklarını dile getiriyor.
Kent merkezindeki bazı camilerin çevresi uzun süredir kapalı. Vatandaşlar ibadet için camilere ulaşmakta zorluk çekerken, turistler de fotoğraf çekmek veya gezmek için giremiyor. Bu da hem turizm gelirlerini düşürüyor hem de Şanlıurfa’nın tanıtımına gölge düşürüyor.
Şanlıurfa Kalesi’nde çalışmalar hâlâ sürüyor
Depremde zarar gören yapılardan biri olan Şanlıurfa Kalesi'nde de çalışmalar uzun süredir devam ediyor. Kaleye çıkan yollar kapalı, etrafı bariyerlerle çevrili durumda. Yerli ve yabancı turistler, kalenin sadece dış kısmını görebiliyor. Oysa kale, Şanlıurfa turizminin kalbinde yer alan, kentin tarihini yansıtan en değerli noktalardan biri.
“Restorasyon şart ama hız şart”
Elbette, deprem sonrası tarihi yapıların güçlendirilmesi ve korunması son derece önemli. Ancak restorasyonun yıllara yayılması, sürecin şeffaf ilerlememesi ve planlı bir şekilde yürütülmemesi, Şanlıurfa’nın turizm potansiyelini zayıflatıyor.
Bugün birçok şehir deprem sonrası onarım süreçlerini tamamlamışken, Şanlıurfa’da hâlâ kazı, onarım ve güçlendirme tabelalarıyla çevrili alanlar görmek mümkün. Bu durum hem kentin görsel estetiğini bozuyor hem de turistlerin ilgisini başka şehirlere yönlendiriyor.
Yetkililere çağrı
Şanlıurfa, tarih kokan sokakları, inanç turizminin merkezi konumu ve eşsiz atmosferiyle Türkiye’nin en özel şehirlerinden biri. Ancak bu güzellikleri yeniden ortaya çıkarmak için restorasyonların bir an önce tamamlanması gerekiyor.
Yetkililerden beklenti açık:
Devam eden çalışmaların hızlandırılması,
Tarihi alanların güvenli bir şekilde ziyarete açılması,
Şehrin turizm potansiyelinin yeniden canlandırılması.
Turizm sezonunun sonuna gelinirken, Şanlıurfa’nın yeniden ayağa kalkması ve misafirlerine kapılarını tam anlamıyla açması için bu adımlar artık ertelenmemeli.
Şanlıurfa halkı olarak hepimiz aynı temennideyiz:
“Yeter ki bu inşaatlar bitsin, Şanlıurfa yeniden eski güzelliğine kavuşsun.”
Yorumlar
Kalan Karakter: