Küreselleşme
Yayınlanma :
25.01.2021 09:24
Güncelleme
: 25.01.2021 09:24
Bir başka manasıyla dünyanın 'tek bir yer' olarak algılanması yönündeki bilinç artışı olarak anlatılabilmektedir.
Bununla birlikte küreselleşmenin, sonuçta tek bir dünya yaratmaya yol açmadığını, birleştirici olmanın yanında yıkıcı olduğunu, bütünleştirici olmakla beraber parçalayıcı özellik taşıdığını, böylelikle tezat bir süreç olduğunu belirtmekte yarar vardır.
Yani küreselleşirken toplum kimliğini kaybetmemek ve yavaş yavaş toplumla bütünleştirilmesi elzemdir.
Küreselleşme bir yandan devletleri başkalaşıma sokarken, kişileri de dönüştürmektedir. Devletler birbirine benzer daha doğrusu evrensel kabul edilen değerleri benimsemeye teşvik edilirken, bireyler de yaşam biçimleri, tüketim alışkanlıkları ve beklentileri ile belli bir kültüre olan aidiyetlerinden kopartılarak, küreselleşmenin tek bir bölge haline getirdiği dünya köyünün bireyleri haline getirilmektedir.
Küreselleşme kavramı farklı şekillerde kullanılmaktadır. Kimilerine göre küreselleşme, sanayileşmenin başlangıcına kadar giden bir gelişmeyi ifade etmekte olup, bu bağlamda bir 'durumu' değil bir süreci ifade etmektedir.
Nitekim büyük sanayileşmiş devletlerin oluşturduğu OECD (Ekonomik İş birliği ve Gelişme Örgütü)'ye göre küreselleşme, farklı ülkelerdeki piyasaların ve üretimin, ürün ve hizmet sunumlarıyla ve sermaye ve teknolojinin hareketliliği yoluyla sürekli birbirine bağımlı hale geldiği bir süreci anlatmaktadır.
Ayrıca küreselleşme, bugüne kadar geçerli olan yer ve zaman sınırlarının ekonomik anlamda kalkmasıyla dünyamızın küçülmesini de anlatan bir kavram olmuştur ve bu sürecin kapsamlı ve oldukça önemli etkileri olduğu belirtilmektedir.
Küresel dünyaya ayak uyduramamış toplumlar hep geri kalmış ve ikinci plana düşmüştür. Her devlet bu küreselleşme sürecini iyi değerlendirmeli ve çağdaş bir düzen içersin de kendine yer almalıdır.
Yoksa küçülen dünya bizim için koca bir sahra(çöl) olur ve yolumuzu kaybeder, bertaraf olma yolunda hızlıca ilerleriz.
Cumhuriyet döneminden buyana yapılan atılımlar atılan adımlar, küresel dünyaya ayak uydurmanın ne kadar önemli olduğunu bizlere anlatıyor.
Gerek devlet eliyle kurulan fabrikalar, Etibank, Sümerbank gibi kuruluşlar, gerek ise planlı yapılan kalkınma planları, çağdaş Türkiye’yi kurma ve modern dünyaya entegre etme telaşından başka bir şey değildir.
Bizler toplum bireyleri olarak hep gerçek manada okumalı ve çağdaş bilişim ve çağdaş toplum sınıfını oluşturmamız gereklidir.
Ve bu yolda emin adımlarla ilerlememiz gerekir diyorum, bir başka köşe yazımda buluşuna kadar kendinize iyi bakın.
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: